Bugun...


İsmail Karaoğlan

facebook-paylas
Memleketin Ruh Sağlığı
Tarih: 08-06-2021 09:33:00 Güncelleme: 08-06-2021 09:33:00


 
Freud bugün yaşasaydı toplumsal psikolojimize nasıl bir tanı koyardı?
 
Büyük ihtimalle kanımıza kadar giren yolsuzluk, arsızlık, yüzsüzlük gibi ahlak değerlerini kirleten sayısız vukuatı takip etmekte zorlanırdı.
 
Toplumun bir bölümünün ahlak değerlerini ayaklar altına alanlara karşı duyarsız kalmalarına şaşırırdı.
 
Bugün ülkemizde yaşanan sıra dışı olaylar ve iddialar karşısında kafası karışmayan varsa beri gelsin.
 
Bir takım kişilerin, siyasetin gücünü arkalarına alarak kimleri nasıl kullandıkları bu sayede servete kondukları yönündeki ithamlar günlük hayatımızın ana konusu haline geldi.
 
Anadolu’da ‘’insan sarrafıyım insanı gözünden tanırım’’ diyen kim varsa, tezleri çöktü. Mafya ile mücadele etmekle görevli olanlar, mafya ithamları karşısında kendilerini savunma pozisyona aldı. Mafya lideri Sedat Peker sanki sıfat değiştirmiş bir kamu görevlisi gibi gazetecisinden, iş adamına kadar; siyasetçisinden bürokratına varan geniş yelpazede itham ve iddialarıyla dönen dolapları çektiği videolarla adeta top ateşine tutuyor.
 
İnsan sarraflığı terimi bu top ateşleri altında eridi. Güven telkin edildiği düşünülen nice kişiler meğerse geldikleri yerlere hayret verecek yanaşma ve yakınlaşma yöntemleriyle gelmişler.
 
Sade vatandaş olarak bizler, bazı kişilerin torpil ve kayırmalarla geldiklerini bilirdik, temiz olmadıklarını da. Fakat her geçen gün pandoranın kutusu daha da açıldıkça ilişkiler ağının bu kadar girift ve bu denli pislik içinde olduğu ortaya  çıkıyor.
 
Ülke nüfusunun çoğu yeni yayınlanacak Peker videolarını merak ve heyecanla bekler hale geldik. Toplumun bu videoları neden rekor düzeyde ilgi ile takip ettiğini hakkında iktidar üyelerinin bir fikri var mıdır?
 
Ben var olduğunu var sayıyorum. Çünkü Peker’in baş hedefi bazı iktidar üyelerini kapsıyor ve iddia cephesini sürekli yeni suçlamalarla tahkim ederek gerçeklik kazandırmaya çalışıyor. 
 
Aynı bakış açısı basın içinde geçerli. Başta yandaş medya kuruluşlarının görmezden gelmeye çalıştıkları Peker video iddialarının kamuoyunda ciddi yankı ve karşılık bulduktan sonra haber ve tartışma programlarına taşımak zorunda kalmaları, yaşanmış kirli ilişkiler ağının gerçeğe daha yakın durduğunun işareti.
 
Bugünün dünyasında devletin esaslarını güçlendiren birçok teori hayata geçirilerek topluca ihya oldular. Devleti yönetenler ve devletle iltisaklı olanların temiz bir maziye ve pürüzsüz bir sicile sahip olmaları önkoşuldur.
Vatandaşlarını bu koşullar altında eğitir, bürokratlarını bu umurla yetiştirirler.
 
Yazının başında zikrettiğim Freud bu fikir toplumunda yetişti. Kant, Voltair, Goethe, Arendt. Hegel, Herbert vs. nice bilim ve fikir devlerinin batı coğrafyasından çıkmaları tesadüf eseri değildir. Kolektif bilincin ahlak yasaları ve insanlığa hizmet etme disipliniyle meydana gelen sorumluluk duygularının sonucudur.
 
Bu satırları yazarken içim burkuluyor. İktidara ilk geldiği dönemlerde batının demokratik ve bilim değerlerine kavuşma ihtimalini sıcak tutan AKP, bugün Ortadoğu’nun akıl almaz keyfi devlet yönetim modelini kendine örnek almış bulunuyor.
Adalet, hesap verebilme, denetim, şeffaflık gibi mekanizmalar işlevsizleştirildiğinden oluşan boşlukta başıbozukların  mafya ile iş tutarak her türlü kirli işlere bulaşmaları mukadderdir.
 
Meydanda mekanizma düzeni sakat olunca, kötü adamlar kendilerine ait olmamalarına rağmen atları ve yularları eline geçirenler istedikleri gibi koşturabiliyor.
 
Kimi din meydanında at koşturup Atatürk’e hakaret edecek kadar edepsizleşiyor. Kimileri marina denilen döviz yumurtlayan tavuğa çöküyor. Kimileri kamu ihale yasasının oluşturduğu meydanda rant atını mahmuzluyor.
Kimi siyasi kayırmanın meydanında ulu makamlara sıçrıyor.
 
Kimilerine bir meydan dar geliyor. 5-6 meydanı tabiri caizse haraca bağlayıp kendilerinin maaş hesaplarını kabartıyor.
 
İnsani ideallerin, etik değerlerin, hukuk düzenini adeta by pas eden düzenin tüm organlarına mikroplar bulaşmadan yaşamlarını sürdürmelerinin imkanı yoktur. Bu mikroplar mutasyon geçirerek çoğaldıkça çoğalırlar. Çoğaldıkça da tutundukları organları daha hızlı kemirir, organda kemirecek bir madde kalmayınca birbirlerine saldırarak kendi kendilerini yer ve biterler.
 
Memlekette yaşananlar bu şablon örneğine benziyor. 
 
Freud bugün mezarından çıksa, bizde yaşananları kısaca izledikten sonra ’’ben bunlara tanı koyacak kadar ilmimi ilerletemedim, bunların hastalığına şifa bulunamaz’’ diyerek tekrar mezarına girerdi.
 
Çünkü bizde yaşanan hastalıklar ruhsal patoloji sınırıyla değil, ruhsuzluk ve ahlaksal çürümüşlüğün sınırsızlığıyla alakalıdır.


Bu yazı 168 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
nöbetçi eczaneler
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google RSS
YUKARI