Bugun...


İsmail Karaoğlan

facebook-paylas
Adalet vicdanın terazisidir...
Tarih: 18-05-2022 08:04:00 Güncelleme: 18-05-2022 11:03:00


Adalet Vicdanın Terazisidir. Adalet kavramı tarih boyunca insanların hayatında önemli bir yere sahip olmuştur.

Hükümdarlar meşruluklarını adalette bulmuş, savaşlar adaletin tesisi adına çıkmış, insanlar kendilerine yapılan muameleleri adaletli veya adaletsiz olarak değerlendirmiş, bu kavramdan mutluluk veya öfke duymuşlardır.

Mitolojik imge ve kavramlarıyla adalet, Themis, Justita, Enki gibi tanrıçalar aracılığıyla tesis edilmeye çalışılmış ve günümüze kadar ışık tutarak gelmiş.. Gözleri kapalı halde, bir elinde terazi, diğer elinde kılıç tutan “Themis” heykeli tüm dünyanın adalet sembolü olarak kabul edilir. Mitolojik imgelemler, insan hayatının karmaşık düzenine anlamlar yükleyen karşıt sembollerle de karşımıza çıkar.

Örneğin adalet tanrıçası Themis’in karşısında zıddı olan intikam tanrıçası “Nemesis”, tüm kibri, kini ve zalimliğiyle bir insanın suçunu veya masumiyetini dikkate almaksızın en büyük cezayı ödetmeye adamıştır. Nemesis’in odaklandığı ve denk tuttuğu tek bir hedef vardır: Kin ve intikam. Antik dönemlerden günümüze uzanan süreçte insanoğlu, adalet konusunda çok deneyim biriktirdi.

Adaletin etimolojik kökenlerine inildiğinde batıda “Justiz” ,doğuda” Adl “ kelimesiyle karşılaşırız. Arapçadan “Adl” kelimesi; doğru, dürüst, müstakim, düz, müsavi, dengeli anlamlarını çağrıştıran bir kökten çıkmış; Türkçe ’de adalet halini almış. Genel anlamda adalet bir kimsenin davranışlarının ahlak kurallarına uygunluğu anlamındadır; özel anlamdaysa adalet hakları ve ödevleri gerektiği gibi paylaştırmak, herkese hakkı olanı vermektir. Her insanın idealini oluşturan adalet, çoğu yerde güç ve güçlünün iradesi karşısında sürekli mücadele içindedir. .

Türkiye bu mücadele sürecinin sancılarını sağaltamadı. Adaletin tanımlamaları ile hükümetin iradesinin tarifleri karşılaştırıldığında, ortaya gücü elinde tutanın iradesi ağır bastı. Hükümet üyeleri kendilerini tatmin eden kararlar çıkınca Türkiye'de yargının bağımsız olduğunu söylüyor. Adaletin en önemli devlet niteliği kazandığını belirtiyor. Açıkçası, "Türkiye bağımsız bir hukuk devletidir" demeye getiriyor.

Nadir de olsa aksi karar çıkınca da, yargının haddini aştığı serzenişiyle beraber, dosyayı yeniden gözden geçirme gibi ince mesajlar veriliyor. Hal böyle olunca, maalesef yargının adalet dağıtan terazisi, kişiden kişiye farklı tartıyor. Terazisinin bir kefesine siyasetin ağırlığını koymaya zorlanan yargı için "vicdanı hür" diyebiliyor muyuz?

Hukuk maddeleri ile hükümet talepleri arasında sıkışmış adalet terazisinin şaşmadığını kim iddia edebilir? Daha birkaç yıl önce Rahip Bronson davasının nasıl aniden büküldüğünü, Deniz Yücel’e atılan ağır suçların neden birden masumlaştırıldığını hatırlayınız. Osman Kavala davasında ,hukukun temel ilkelerinin, siyasi emeller uğruna hangi yollara saptırıldığına tüm dünya şahit oldu. Kaşıkcı’nın cinayet hadisesinin nereden nereye çekildiğini iyi biliyorsunuzdur.

CHP İstanbul il başkanı Canan Kaftancıoğlu ile ilgili dava geçen Perşembe günü yaklaşık 5 yıla yakın mahkumiyetle sonuçlanarak karara bağlandı.9 yıl önce atılan Tweetler ne hikmetse 6 yıl geçtikten sonra dava konusu yapılıyor ve mahkeme hükümetin hoşlanacağı kararla tartışmanın hedefi haline geliyor. Yazımın başında mitolojik imgelerden bahsettim.

Filozofların felsefi görüşlerini yansıtmadan yolumuzu aydınlatamayız. Nitekim filozoflar ideal adaleti, erdeminin asil ruhu olarak görmüşler. En büyük filozoflardan biri olarak kabul gören Eflatun'a göre adaleti temsil edenlerin üç önemli niteliği ve bu üç niteliğin üç erdemi var. Birincisi "bilgelik", ikincisi "cesaret" ve üçüncüsü "ölçülülük “tür. Bu üç temel niteliğin uyumlu çalışmasını sağlayacak dördüncü erdeme ihtiyaç var. Dördüncü erdemin adı "Adalet’tir. Onsuz ilk üçü hiçbir şeye yaramaz.

Son yıllarda Türkiye’nin arka planını eşeleyenler bu çöplükte tek bir şey gördüler; ahlâk eksikliği. Neden ahlâk eksikliği diye eşelemeyi derinleştirenler, adalet eksikliğini buldular... Adaletin tanrıçası ve sembolü Themis. İntikamın ve kinin ise Nemesis. Themis, erdemli adalet arayışının ahlaki ve vicdani sorumluluk ve hassasiyeti ile mücadelesini ortaya koyuyor. Nemesis ise kabarmış kibrin yolunda, intikam alma peşinde, hıncını çıkarmayı ve öfkesini kusmanın ne pahasına olursa olsun hükmünü veriyor. Dilerim Türkiye Themis’in simge olduğu hukukun erdemli yolunu tutar. Eğer kin ve intikamı çağrıştıran Nemesis’in tarafını tutarsa, ahlakı ve vicdanı çölleşen vahada bir damla adalet suyuna muhtaçlıktan kurtulamayacak. ismail1karaoglan@gmail.com



Bu yazı 76 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
nöbetçi eczaneler
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google RSS
YUKARI